Üniversitemizde “Mesleki Eğitimin Mevcut Durumu, Sorunları ve Çözüm Önerileri” Konulu Panel Düzenlendi

Üniversitemiz bünyesinde yer alan ve köklü bir geçmişe sahip olan Meslek Yüksekokulumuzun 40. kuruluş yıl dönümü ve Üniversitemizin 10. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Prof. Dr. Durmuş Günay’ın konuşmacı olarak katıldığı “Mesleki Eğitimin Mevcut Durumu, Sorunları ve Çözüm Önerileri” isimli panel Meslek Yüksekokulu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Panele; Rektörümüz Prof. Dr. Reha Metin Alkan, Eski YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay, İl Milli Eğitim Müdürü Seyit Ali Büyük, ÇTSO Başkanı Çetin Başarahıncal, Üniversitemizin dekanları, müdürleri, ilimizin STK temsilcileri, akademik ve idari personelimiz, öğrencilerimiz ile ilimizin mesleki ve teknik lise öğretmenleri, sanayiciler ve iş adamları katıldı.

 “Mesleki Eğitimin Mevcut Durumu, Sorunları ve Çözüm Önerileri” isimli panelin açılış konuşmasını Rektörümüz Prof. Dr. Reha Metin Alkan yaptı. 

Saygı ve selamlama konuşmasının ardından “Doğrusu oldukça heyecanlıyım. Burada yeni inşaatı biten MYO’muzda yapacağımız ilk etkinliğimiz. Gerçekten böylesi güzel bir mekânı, ilimize ve Üniversitemize kazandırmaktan dolayı çok mutluyum.” diyerek konuşmalarına başlayan Rektörümüz Prof. Dr. Reha Metin Alkan,  “Her iki binamızın resmi açılışını 28 Mart 2016 tarihinde yapacağız. Fiziki ve altyapı olarak gelişiyoruz. Ancak sadece fiziki alan olarak gelişmek yeterli değil, aynı zamanda bu mekânlarda yapılan çalışmalar benim açımdan daha önemli.” dedi.

Üniversitemizin uluslararası gelişime büyük önem verdiğini ifade eden Rektörümüz Prof. Dr. Alkan,  “Uluslararası arenada çok önemli çalışmalara imza atmaya başladık. Uluslararası alanda dünyanın bağımsız sıralamalarında Üniversitemizin sıralaması giderek artıyor.” diyerek “Bizler Hitit Üniversitesi olarak ne yaptığını bilen, somut adımlarla belli bir hedef doğrultusunda, planlı ve projeli şekilde hareket ediyoruz. Yaptığımız işlerin somut ve güzel çıktılarını alıyoruz ve almaya da devam ediyoruz.” diye konuştu.

MYO’ların önemine vurgu yapan Prof. Dr. Alkan,  “Mezun olan öğrencinin nerede ve kaçının iş bulduğu bizler için önemli. Teknik ve sosyal bilimler, mesleki eğitimin en önemli bileşenlerinden bir tanesi. Ülkemizde meslek yüksekokulları sorunlar yumağına sahip olan eğitim kurumları olarak görülüyor. Bu çok büyük bir yanılgı. Tam tersine ülkemizdeki boşluğu dolduracak çok önemli bir işleve sahip olan MYO’lar, gerçekten çok ciddi bir şekilde geleceğimizin çok önemli bir parçası olan kurumlar.” değerlendirmesinde bulunarak “Birçok proje ve etkinlikle MYO’ları hak ettiği yere getirmeye çalışıyoruz. 1976 yılında Türkiye’de 36 tane MYO olarak kurulan ve 2006 yılında bunlardan sadece birkaçının üniversite olduğu kurumlardan biriyiz. Bu senenin MYO olarak 40. yıl dönümümüz ve Hitit Üniversitesi olarak 10. kuruluş yıl dönümümüz olması çok büyük bir gurur ve mutluluk kaynağı. Katılımlarınızdan dolayı hepinize şükranlarımı sunuyor güzel bir etkinlik olmasını diliyorum.” diyerek konuşmasını tamamladı.

Panelin konuşmacısı Eski YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay, “Mesleki Eğitimin Mevcut Durumu, Sorunları ve Çözüm Önerileri” isimli panelde, deneyimlerine ve mesleki teorileri ele alarak bunlara ilişkin çözüm önerilerinde bulundu.

Prof. Dr. Durmuş Günay, “Prof. Dr. Alkan’ın yapmış olduğu çalışmaları takip ediyor ve kendisini bu konuda tebrik ediyorum.” diye konuşarak rektörlüğün bilgelik gerektiren çok zor bir meslek olduğunu ifade etti.

Mesleki ve teknik eğitime genel bakışı ele alarak mesleki eğitim hedefinin temel ve sürekli mesleki eğitimden geçtiğini, iki hedefinden ilkinin istihdam ve ekonomik büyümeye katkı sağlamak, diğerinin ise sosyal sorunlara yanıt verebilmek olduğunu dile getiren Prof. Dr. Günay, “Bu iki hedefte gençlere hatta yetişkinlere ilgi çekici, zorlu ve fırsatlarla dolu kariyer fırsatları sunmalıdır.” önerisinde bulundu.

Prof. Dr. Günay, 1999 yılında Avrupa’da yükseköğretim alanında yeni bir iş birliğinin geliştirilmesinin başlangıcını işaret eden Bologna bildirisini (Bologna Declaration) takiben 2002 yılında da Avrupa’da mesleki eğitim ve öğretim alanında gelişmiş bir iş birliği sürecinin önceliklerinin ve ilkelerinin ilk kez belirlendiği Kopenhag Bildirisi (Copenhagen Declaration) yayınlandığını,  Kopenhag Bildirisinin bir Avrupa stratejisi ve Avrupa’daki mesleki eğitim ve öğretimin genel performansı, kalitesi ve cazibesini arttırmayı hedeflediğini açıklayarak Kopenhag sürecinin hem ulusal hem de Avrupa düzeyinde mesleki eğitimin önemi konusunda bilinçlenmede önemli bir rol oynadığını sözlerine ekledi.

Öğrenme kazanımlarını (Learning Outcomes) kültür düzeyinde ele alan Prof. Dr. Durmuş Günay, öğrenme kazanımlarındaki kazanım terimini; kesb, iktisap kökünden gelen “müktesebat” terimini karşıladığını ifade ederek “İlm kesbedilir. Bunun açıklamasını Fuzuli’den bir beyit okuyarak bağlantı kurmak isterim” dedi: “İlm kesbiyle rütbe-i rifat, Arzu-yı muhal imiş ancak, Aşk imiş her ne var alemde, İlm bir kil (kıyl) ü kaal imiş ancak.”  Bu kıssadan hisseyle “Bizler başarı elde etmek istiyorsak öncelikle motivasyon sürecine adapte olmalı, mesleğimizi sevmeli, ‘aşk’ ile bir işi yerleştirme düşüncesini keşfederek kendimize en önemli sorumuz olan ‘inanma’yı aşarak kendimize güvenmeliyiz.” yorumunda bulunan Prof. Dr. Günay, “Üniversitelerimizde yücelik duygusu olmadan ayağa kalkamayız/gelişemeyiz.” diye konuştu.

Yeterlilik  (qualification) konusunun önemini, anahtar yetkinlikleri ve hayat boyu öğrenmeyi, genel yetkinlikleri  (general competences), çekirdek yetkinlikleri  (core competences) ele alan Prof. Dr. Günay, mesleki eğitimde küresel vizyona değinerek öğrenme kazanımlarına dayalı esnek mesleki eğitim sistemlerine, CEDEFOP, ISCED 2011 (Uluslararası Standart Eğitim Sınıflaması), ISCO 88 (Uluslar arası Standart Meslek Sınıflaması) ve ECVET (Mesleki Eğitim ve Öğretim için Avrupa Kredi Sistemi) sistemlerinden de  bahsetti. 

Avrupa’da mesleki eğitimde eğilimler ve öngörüler, Türkiye’de Önlisans Eğitimi: Açıköğretim Önlisans ve Meslek Yüksekokulları, Türkiye’de Meslek Yüksekokullarının Sorunları: Türkiye’de MYO’lar, MYO’larına Dair Sayısal Göstergeler ile Türkiye’de Meslek Yüksekokullarının Yeniden Düzenlenmesine ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Durmuş Günay, “MYO’nun sorunları özet olarak; meslek standartlarını sağlayacak düzeyde uygulamalı eğitimin gerçekleştirilememesi, öğrenci ve öğretim elemanlarının motivasyon eksikliği, toplumda mesleğe dair yeterli düzeyde saygınlık algısı olmamasıdır.” değerlendirmesinde bulunarak  “Yükseköğretim alanında, mesleki eğitimin ilk basamağı olan MYO’lara yönelik temel eleştiri, iş dünyasının beklentilerini karşılayacak insan gücü yetiştirilmesinde yetersizliktir. İş dünyasının taleplerine tatmin edici düzeyde cevap verebilen sürdürülebilir bir mesleki eğitim sistemi kurulamamıştır.” dedi.

Aynı zamanda “1980’lerin ilk yarısından beri MYO’ların geliştirilmesine yönelik projeler uygulanmıştır. Bu projeler pilot projelerdi. Giderek büyüyen MYO sisteminin hacmi yanında yetersiz kalmanın yanı sıra projelerin uygulandığı MYO’lar da sürekli ve kalıcı bir sistem kurulamamış ve bir mesleki eğitim geleneği oluşturulamamıştır.” açıklamasında bulunan Prof. Dr. Günay, “Türkiye’de işsizliğe karşın iş dünyasının nitelikli insan gücü bulma konusunda karşılaştığı zorluk, iş gücü arzı ile iş gücü talebi arasındaki uyumsuzluğa işaret etmektedir. Bu durum esas itibarıyla mesleki ve teknik eğitim ile iş dünyası arasındaki bağlantının zayıflığından ve hatta bazı alanlarda olmamasından kaynaklanmaktadır. İş dünyası ile eğitim sistemi arasındaki kopukluk, yeterli nitelikte, çeşitlilikte ve sayıda iş gücü yetiştirilmesine engel olmaktadır. Mesleki teknik eğitimde gözlenen temel zaafiyet, iş gücüne yeterli beceri kazandırılamamasıdır.” diye konuştu.

Diğer taraftan “Teorik bilgi anlamında, genelde, yetersizlik söz konusu değildir. Ancak, yeterli beceri kazandırılamadığı takdirde, dolayısıyla yetkinlikte de zaaf ortaya çıkmaktadır. Çünkü yetkinlik, beceriyle bilginin birleştirilerek bir işe uygulanması anlamındadır.” diyen Prof. Dr. Durmuş Günay, “MYO programlarında uygulama imkânları meslek standartlarını garanti edecek düzeye çıkarılmalı, öğrenci ve öğretim elemanlarına motivasyon kazandırılmalı ve toplumda mesleğe dair değer alanı yeniden inşa edilmeli, mesleğin itibar algısı yükseltilmelidir.” öneri ve tavsiyelerinde bulunarak konuşmasını tamamladı.

Soru-cevap kısmıyla devam eden Panel, Rektörümüz Prof. Dr. Reha Metin Alkan’ın Prof. Dr. Durmuş Günay’a plaket takdimiyle sona erdi.



HIZLI ERİŞİM

Youtube Twitter instagram Facebook
Kariyer ve Mezunlar Ofisi Danışma Hattı
Birim Yöneticilerimiz İle Görüşün
Kariyer ve Mezunlar Ofisi
Öğrenci Temsilcisi
Çevrimiçi